"Enter"a basıp içeriğe geçin

Birazda Teknik

Yine güzel bir yazıyla karşınızdayım. Bu yazımda daha önceki yazılarımdan farklı olarak fotoğraf alanında biraz daha teknik bilgiler anlatmaya çalışacağım. Yaklaşık 5 senedir tutkuyla, severek fotoğraf çekiyorum ve bu 5 senede bir çok tecrübe edindim. Bu tecrübelerim bazen acı oldu bazen tatlı. Ama her güzel şeyin öncesinde bir hüzün olduğunu düşünüyorum.

Fotoğrafın oluşabilmesi için en önemli şart ışıktır. Fotoğrafçıların meşhur sözüdür: “Işığınız bol olsun”. Işık olmadan fotoğraf çıkmaz. Çıkan fotoğraf genelde kalitesiz olur tabi ki bu ekipmana göre de değişir. Fotoğraf makineleri, lensler ve makine ekipmanlarının tek bir amacı vardır;

  • Mevcut ortamda ki var olan ışığı en optimum düzeyde kullanabilmek.

KAYNAK

Yukarıda ki örnek de görüldüğü gibi ışığın yetersiz olduğu mekanlarda ISO(ASA) mekanizması devreye girer. ISO’yu yapay ışık olarak düşünebilirsiniz. Fotoğrafın aydınlığını sağlar. Ancak ISO ne kadar yüksek olursa fotoğrafın kalitesi de o oranda düşecektir. Fotoğrafta puslu bir görüntü olacaktır.

Daha önce söylediğim gibi. Fotoğrafı fotoğraf yapan ışıktır. Ben istisnai durumlar dışında ISO’yu her zaman minimum seviyede tutmaya çalışmışımdır. Sebebi ise söylediğim gibi ISO’nun fotoğrafa verdiği hasar…

ISO konusu bu şekilde. Eğer ihtiyaç duyulursa küçük değerler deneyerek ISO açılabilir ancak ISO’dan önce enstantene ve diyafram değerlerini de deneyimleyerek ISO artışından kaçılabilir.

Enstantene ve Diyafram mı?

Kaynak

Enstantene’nin ne olduğunu anlatan güzel bir görsel. Enstantene en kısa açıklamasıyla perdenin açık konumdan kapalı konuma geçiş süresi olarak tanımlayabiliriz.

Bunu açacak olursak eğer; Makine sensörü enstantene süresi boyunca içeriye ışık ve görüntü hapseder. Dört nala koşan bir at düşünün. Atın bacak hareketlerini gözlerinizle takip edemiyorsunuz ama fotoğraf makinenizi elinize alıp enstanteneyi 1/800 değerine çekerseniz atın o anki durumunu net bir şekilde görebilirsiniz. Enstantene zaman ile tanımlandığı için birimi saniyedir. 1/800 ise yaklaşık olarak 0,00125 saniyeye eşittir. Buda demek oluyor ki perdenin kapanıp açılma süresi 0,00125 saniye, bununla birlikte makinenin ışığı hapsetme süreside 0,00125 saniye, aynı zamanda makinenin görüntüyü hapsetme süresi de 0,00125 saniyeye eşittir.

Hızlı başladık birazda yavaşlayalım ve uzun pozlamadan bahsedelim…

Samsun 2015

Uzun pozlama enstantene süresinin uzun olduğu anlamına gelir. Yukarıda ki fotoğrafta ki ışık huzmelerinin yakalandığı süre 15 saniyedir. Yani makine 15 saniye boyunca içeriye ışık ve görüntü hapseder. Eğer ışık kaynakları hareketliyse tıpkı bir akışkan gibi görünür. Uzun pozlama tekniği ile çok güzel fotoğraf örnekleri görebilirsiniz. Unutmadan şunu da belirteyim. Yukarıda gördüğünüz fotoğraf şahsıma aittir ve Steel Wool tekniği ile çekilmiştir. O teknikten de önümüzde ki yazılarda detaylı olarak bahsedeceğim.

Kaynak

Evet bu görüntüye aşinasınız ışıkların sel olup aktığı görüntü. Bu fotoğrafların tamamı uzun pozlama tekniği ile çıkmaktadır. Uzun pozlama için bir çok şart gerekir ve bu şartlara da ilerleyen günlerde ki yazımda değinmek istiyorum.

Kaynak

Bazen zaman geçmek bilmez…

Fotoğrafta photoshop işlemi yoktur. Sadece bir fotoğraf makinesi bir denklanşör kumandası ve bir tripot ile Bulb modun da dünyanın dönüşünü seyredebilirsiniz. Tabi ki bu fotoğraflar saatler süren çekimlerden sonra çıkmaktadır. Yanlış duymadınız az önce 15 saniye de neler yapıldığını makinenin neler hapsettiğini kendi çekmiş olduğum fotoğraf ile görmüştük. Peki ya 15 saniye değilde 1,5 saat olsa neler olur…

Enstantene hakkında ufak bir not düşmek istiyorum. Enstantene içeriye ışık hapsteme süresi olarak da tanımlandığı için bu süre ne kadar az olursa fotoğrafımız karanlık ne kadar fazla olursa fotoğrafımız aydınlık olur. Lütfen düz mantık kurmadan ortamın şartlarını işin içine katarak yorumlayıp makinenizde tecrübe edinin.

Diyaframa Gelelim…

Diyafram en basit açıklamasıyla para demektir. Yanlış okumadınız. Diyafram gerçekten maddiyat gerektiren bir yapı. Fotoğrafın dış etmenlerden kurtulup muhteşem bir görüntüye sahip olması diyaframla alakalıdır. Diyaframın teknik tanımını yapmadan önce gerçekten pahalı bir yapı olduğunu hatırlatayım.

Diyafram lens bıçaklarının açıklığıdır. Lens bıçakları ne kadar açık olursa lensden makineye geçen ışık miktarı o kadar fazla olacaktır. Lens bıçakları ne kadar kapalı olursa tam tersi şekilde makineye geçen ışık miktarı az olacaktır. Her lensin Maksimum ve Minimum diyafram açıklığı değerleri vardır mesela f:3,5-32 gibi.

Kaynak

Lens bıçaklarını ve diyafram değerlerini yukarıda ki görselde görebilirsiniz. Peki bu kadar önemli dediğimiz diyaframın fotoğrafa etkisi nedir? Onuda öğrenelim.

Yukarıda ki görseli incelediğimiz zaman diyaframın alan derinliği ile doğrudan orantılı olduğunu görebiliriz.

Teknik terimlere boğmadan açıklayıcı bir yazı olmasını istedim. Umarım yazılarım herkese ışık tutar. Yorumlarınızı görmekten sevinç duyarım. Mutlu günler dilerim…

Diğer yazılarım:

  • https://steemit.com/steempress/@sametceylan/fotorafekerkenneleredikkatederim-bqu0ql970w
  • https://steemit.com/steempress/@sametceylan/engzelanlarsizinolsun-kulames9za

 

 

 

 

 

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir