"Enter"a basıp içeriğe geçin

Pes Etmemek

Herkese merhaba,

Bu yazımda sizlere fotoğraf alanının dışında, benim için oldukça özel ve güzel bir konuya değineceğim.

Hitit Üniversitesi Makine Mühendisliği’ ne ilk giriş yaptığım sene benim için hüsrandı. Çünkü ağır bir sınav stresinin ardından kazandığım, ulaştığım şehir Çorum ve Hitit Üniversitesi. Memleketimde okuyacak olmanın hüznü vardı üzerimde. Ağır bir sınav stresi dedim ama puanım çok iyi gelmedi. Aslında benim için oldukça güzel bir puandı.

 

Ben endüstri meslek lisesi çıkışlı olduğum için lise hayatım boyunca fizik, kimya, biyoloji derslerinden hiç birini neredeyse görmedim diyebilirim. İlk okul bilgimle YGS’ye girip barajı geçemedim ve ikinci sene azmettim çalıştım, gerçekten çalıştım. Sonunda güzel bir puan alıp güzel bir bölüme yerleşebildim. Ama hayalini kurduğum şehirlerden çok uzak ve bana çok yakın bir yer kazandım. Çorum…

Bu hüznün ardından kendime bir heyecan ararken Erasmus+ programını öğrendim. Ortalamam 2,20 nin üzerinde olması lazım ve ingilizce sınavından barajı geçmem lazım.

İngilizceye çocukluğumdan beri ilgim var. Okuduğum lisede ingilizce dersi de pek görmedik ama benim ilgim hiç bir zaman azalmadı. Şuanda İngilizce dilinde bilimsel bir makale yazamasam bile yabancı bir ülkede bir çok arkadaş edinip sosyal bir şekilde yaşayabilecek kadar ingilizce biliyorum.

İngilizce şartı tamam. Peki 2,20

Dediğim gibi makine mühendisliği okuyordum. Bir yanda koca bir sınav stresi diğer yanda kurtulamadığım şehir Çorum. Bu duygular içerisinde ilk sene hiç ders çalışmadım ve derslerin çoğundan kalarak 2,20nin çok çok altında kaldım.

İkinci dönem az çok toparlasam da ortalamamı düzeltemedim.

İkinci seneye geçtiğim zaman bir farkındalık oluşmaya başladı ve gerçekten azmettim derslerime güzelce çalıştım alttan aldığım ne kadar ders varsa hepsini verdim ama üstten aldığım bazı zor derslerden yine kaldım. Ortalamam yavaş yavaş düzeliyordu. İkinci döneme geçtiğim sıralarda ortalamam 2,00 civarındaydı. O dönem ne iyi nede kötü diyebileceğim bir dönemdi ve ortalamam ancak 2,07 olmuştu.

Üçüncü senemde ilk dönem ortalamayı tutturmaya adım adım ilerliyordum. Dersler çok zordu ama benimde hayallerim vardı. 2,17 ye ulaştım ve dedim ki ikinci dönem hallederim.

HALLEDEMEDİ.

Evet maalesef derslerin çoğundan yine kaldım ve resmen direkten dönerek ortalamam iyice geriledi.

Yaz okulu yapmak zorundaydım. Çok fazla dersim vardı. Özellikle bana sülük gibi yapışan bir türlü veremediğim tekrar tekrar aldığım dersler. Bunlar için yaz okulu yaptım. Ortalamam 2,41’e kadar çıktı artık kafam rahattı kesin gidiyorum gözüyle bakarken…

Okulum o sene Erasmus+ programına katılmayacağını açıkladı. Neymiş efendim geçen sene çok öğrenci göndermişler destek alamıyorlarmış bu dönem. İkinci dönemde belki bir ihtimal başvuru açılırmış falan.

O sene bu seneydi işte.

Steemitle tanıştığım sene.

Derslerimin neredeyse hepsinden kaldığım sene.

62 reputation kolay yetişmiyor. Gece gündüz buradan ayrılmadım ve uzun soluklu bir Utopian macerasının ardından ortalamam 2,27’ye geriledi.

Umudumu hiç bir zaman yitirmedim ve kafama koyduğumu sonunda yaptım.

İkinci dönem başvurular açıldı. İngilizce sınavından derece yaptım ve devlet bursuyla gitmeye hak kazandım. Peki neresi o kurtuluş gözüyle baktığım ülke/şehir?

Romanya/Craiova

Çok büyük bir şehir olmasa da hatta Çorumun bir ilçesinden çokta farklı olmasa da çokca macera yaşayacağım ve farklı insanlarla tanışacağım bir sene olacak benim için. 25 Eylülden sonra yazılarımı Romanya’dan sizlere ulaştıracağım. Eğer oralara yakın olan varsa buluşup sohbet etmeyi çok isterim. Az önce SteemFest’in düzenleneceğini öğrendim oraya da gitmeye çalışacağım.

Sevgilerle…

 

 

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir